27 Kasım 2008 Perşembe

baba, ölüm, aklıma gelenler




babam çok evlilikli benim. (legal 3) annem son eşi. ben annemin tek çocuğuyum. babamın 4. ama tek kızıyım. babaaa (kuzu böyle der 2. a biraz uzatılacak) 46 yaşında öldü. (toptan aldım başsağlığı mesajlarını teşekkür ederim) adam tam 'hızlı yaşa genç öl cesedin yakışıklı olsun' lafının hakkını vermiş (de) yani 76 yaşın yaşına kadar yaşaymış kaç tane daha ciciannem ve kardeşim olur du zaman zaman merak ederim. uzun zaman evvel bir mail grubunda bilmeyerek 'hii senin de mi baban ölmüştü.. bilmiyordum.. çok özür dilerim' yazmıştım. çünki babası ile annesine ait bir olay yazmıştı arkadaşım. bende ikisine çok uzun ömürler dilemiştim. tabi sonradan anlayınca çok üzülmüştüm.




hii kıyamet koptu.. neden 'ölmüş' demişim ?




alla alla ne diyecektim.. ne farkı var?




bok & kaka sorunsalı değil ki bu ? (anne bok yaptım.. hii çok ayip annecim bok denmez kaka denir)




başınsağolsun..


dostlar sağolsun..




sktr lan benim canım cigerim gitmiş ne sağ olacak dostlar.. benim kadar hanginizin canı yandı. ağlıyorsunuz kendi acınıza yada sizin başınıza gelir korkusu ile..




kalanlara birşey olmuyor ki ? büyüyorlar yada yaşıyorlar işte..




olan bence gidene oluyor..




11 yaşındaydım.. 24 sene oldu.. ondan mı ?




yoksa ben bir öküz müyüm ? ("yazamam şimdi" estağfurllah demeyin hakkatten böyle düşünüyorum)




ben babam aklıma gelince gözüm yaşarmıyor. yada öldü dendi diye kıyamet koparmam. haa hayatımın bana göre dönüm noktalarında..




evliliğim


hamileliğim


doğumum


boşanmam




vb. durumlar mutlaka babamı rüyamda görürüm.




kuzuyla babasını saatlerce izlerim gıptayla bakarım.




kuzu babaa der


ex baaabaaam der




bayılırım bu hallerine.. bu bıkmadan 1000 lerce tekrarlanır aralarında.




ama budur yani ötesi yoktur.




bende ağlamadım.




konyada yaşıyoruz


annem ben ist geldik. annemin tapu işleri için


babam kardeşi ile köye gitti.


giderken yolda felç geçirmiş.


ank. i.b..a hast. kaldırmışlar


agustos kurban bayramına 1 hafta var


biz ist dayız


haber geldi


annemle ben uçakla ank gittik (ilk binişim)


annem babamın yanında


ben halamlardayım


kalabalık


halamın karanlık holü yaz kış sarı lamba yanar


kuzenım hastaneyi aradı hemsire söylemiş


holdeyim boy aynasına bakıyorum


halamın çığrışını duyuyorum


salona gidiyorum kuzenım koltuğa (nedense yere değil) düşüyor bayılıyor gibi


ben numara yaptığını düşünüyorum. aklıma ilk gelen bu


sonrası fuluğ


köydeki ev


tanımadığım bir sürü insan


herkes şarkı söylüyor (ağıtmış)


sürmeli gözlüm diyor büyük halam (40 gün sonra onun da öleceğini bilmiyoruz tabi)


aa evet babamın gözleri sürmeliydi benim ona benzememiş diyorum.


biri şey diyor.. ikindiden sonra yer gök kapanır defin olmaz.


beklemeyelim


abimlerin olduğu araba kaza yapmış geç kalmışlar.


çok sıcak ertesi gün olmuş 30 ağostos


ayy bugün abimin d.günü her sene d.gününde bunu hatırlayacak diyorum (tabii yine içimden)


annem nerde ? seçemiyorum annemi?


nerde acaba? g. halama gıcık olur.. ondan yok sanırım diyorum.


neden sonra annemi görüyorum o da ağlamıyor.. bembeyaz yüzü


ciciannem yerde resmen top olmuş zıplıyor sanki


çok komik geliyor bu görüntü


annemle göz göze geliyoruz ikimizde gülüyoruz


sanırım bize deli diyorlar.




gömmeye götürmüyorlar beni


2 abim yetişemiyor cenazeye yıllarca konuşulacak mevzuları oluyor böylelikle


ciciannemi birda öyle top gibi hiç görmüyorum


40 mevlüt için köye bir daha gidince halamı gömüyoruz en sevdiğim halam ikbal


bir da köye hiç gitmiyorum.


oray annesinin öldüğünü netten öğreniyor. köpeğe kim bakacak diye aklına geliyor.


serdar annesi öldüğünde yurt dışında hiç ağlamıyor. 10 gün sonra Eric Clapton çocuğunun ölümünden sonra ilk konserine gidiyor ilk defa orda ağlıyor ve ekliyor :




Hayatlarını kelimelerle boğuşarak geçiren insanlar bazı duyguları farklı yaşayabilir. Asıl mesele Montaigne’nin dediği gibi nasıl yaşadığınız değil ama ‘Hayatta olmanın size neler hissettirdiğini anlamak ve anlatmaktır’




ne alakası var.. ben kelimelerle boğuşma işinde kötüyüm ama bende böyle yaşadım.




nerden nereye :) bakmayın yazının konusuna sadece pazar okuduğum röp. aklıma getirdiklerine bugün ki serdar yazısı eklenince çıkanlar bunlar. iyiyim yoksa. dün akşam pasta yaptım. o genç olup kötü hastalıktan olan arkadaşıma götürdüm. çok kokoş bir şapka örüp saçları uzamadan tekrar gidicem.


tüm ölmüşlerimize rahmet olsun.

İzleyiciler